|
İlgili Kanun Hükümleri
TOPLUM DESTEKLİ POLİSLİK / YASAL MEVZUAT / 2559 SAYILI PVSK NIN
İLGİLİ MADDELERİ TDP uygulamalarında dikkate alınması gereken
PVSK hükümleri aşağıya çıkarılmıştır: Madde 1 - Polis,
asayişi amme, şahıs, tasarruf emniyetini ve mesken masuniyetini
korur. Halkın ırz, can ve malını muhafaza ve ammenin
istirahatini temin eder. Yardım isteyenlerle yardıma muhtaç
olan çocuk, alil ve acizlere muavenet eder. Kanun ve
nizamnamelerinin kendisine verdiği vazifeleri yapar. Madde 2
- ( Değişik madde: 16/07/1965 - 694/2 md.) Polisin genel
emniyetle ilgili görevleri iki kısımdır. A) Kanunlara,
tüzüklere, yönetmeliklere, Hükümet emirlerine ve kamu düzenine
uygun olmıyan hareketlerin işlenmesinden önce bu kanun hükümleri
dairesinde önünü almak, B) İşlenmiş olan bir suç hakkında
Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu ile diğer kanunlarda yazılı
görevleri yapmak, Kamu düzeni ve kamu güvenliğinin
sağlanmasından sorumlu olan polis; amirinden aldığı emri, kanun,
tüzük ve yönetmelik hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez
ve bu aykırılığı emri verene bildirir. Ancak, amir emrinde ısrar
eder ve bu emrini yazılı olarak yenilerse, emir yerine
getirilir. Bu halde, emri yerine getiren sorumlu olmaz. Konusu
suç teşkil eden emir hiçbir suretle yerine getirilmez. Yerine
getirenler sorumluluktan kurtulamaz. Aşağıda yazılı hallerde:
I - Can, ırz veya mal emniyetini korumak için, II- Devletin
şahsiyetine karşı işlenen cürümlerin faillerini yakalamak veya
delillerini tesbit etmek için, III- Devlet kuvvetleri
aleyhine, yalnız veya toplu olarak taarruz veya mukavemette
bulunanları yakalamak, veya bunların taarruz veya
mukavemetlerini def etmek için, IV - Hükümete karşı, şiddet
kullanan veya gösteren veya mukavemet edenlerin yakalanması,
taarruz veya mukavemet edenlerin def edilmesi için,
V-Zabıtaca muhafaza altına alınan şahıslara, bina veya
tesislere, meskûn veya gayri meskûn yerlere vakı olacak münferit
veya toplu tecavüzleri def etmek için, VI - Ağır cezalı bir
suçun sanığı olarak yakalandıktan sonra zabıta kuvvetlerinin
elinden kaçmakta olan şahısların yakalanması için, VII -
İşlenmekte olan bir suçun işlenmesine veya devamına mani olmak
için, VIII - Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu ile diğer
kanunlarda, zabıta tarafından suç delillerinin tesbiti veya suç
faillerinin yakalanması maksadıyla yapılacak aramalar için,
IX - Kanunsuz toplantı veya kanunsuz yürüyüşleri dağıtmak veya
suçlularını yakalamak için, X - Yangın, su baskını, yer
sarsıntısı gibi afetlerde olay yerinde görevlilerce alınması
gereken tedbirler için, XI - Umuma açık yerlerde yapılan her
türlü toplantı veya yürüyüşlerde veya törenlerde bozulan düzeni
sağlamak için, XII - Herhangi bir sebeple tıkanmış olan
yolların trafiğe açılması için, XIII - Yukarıdaki maddeler
dışında diğer kanunlarda istisnai olarak zabıtanın sözlü emirle
yapmaya mecbur tutulduğu haller için, Yetkili amir tarafından
verilecek sözlü emirler derhal yerine getirilir. Bu emirlerin
yazılı olarak verilmesi istenilemez Madde 11 - (Değişik
madde: 16/06/1985 - 3233/3 md.) Polis; A) Genel ahlak ve edep
kurallarına aykırı olarak; utanç verici ve toplum düzeni
bakımından tasvip edilmeyen tavır ve davranışta bulunanlar ile
bu nitelikte söz, şarkı, müzik veya benzeri gösteri yapanları,
B) Çocuklar, kız ve kadınlar ile genç erkeklere sözle veya
herhangi bir şekilde sarkıntılık edenleri, kötü alışkanlıklara
ve hertürlü ahlaksızlığa yönelten ve teşvik edenleri, C)
(Değişik bend: 03/08/2002 - 4771 S.K./10. md.) Genel ahlak ve
edebe aykırı mahiyette her türlü sesli ve görüntülü eserleri,
kaydedildiği materyale bakılmaksızın üreten ve satanları,
(Mülga fıkra: 03/08/2002 - 4771 S.K./12. md.) Madde 12 -
(Değişik madde: 03/08/2002 - 4771 S.K./10. md.) Kanuni
istisnalar saklı kalmak üzere, eğlence, oyun, içki ve benzeri
amaçlı umuma açık ve açılması izne bağlı yerlerde onsekiz
yaşından küçükler çalıştırılamaz. Polis bar, pavyon, gazino,
meyhane gibi içkili yerler ile kıraathane ve oyun oynatılan
benzeri yerlere yanlarında veli ve vasileri olsa bile onsekiz
yaşını doldurmamış küçüklerin girmesini meneder. Bu madde
hükümlerine aykırı hareket edenler hakkında 17 nci, işyerleri
hakkında da 6 ıncı madde hükümlerine göre işlem yapılır.
Madde 14 - Şehir ve kasabalarda gerek mesken içinde ve gerek
dışında saat 24 ten sonra her ne suretle olursa olsun civar
halkının rahat ve huzurunu bozacak surette gürültü yapanlar
polisçe men olunur. Bu yasağı dinlemeyenler hakkında Ceza
Kanununun 546 ncı maddesine göre takibat yapılır. Zabıtadan
izin alınarak yapılacak düğün ve müsamere ve balolar bu kayıttan
müstesnadır. Madde 19 - Polis; sokak, meydan ve umuma mahsus
yerlerde intizamı temin ve Seyrüsefer Talimatnamesindeki
vasıflara uygun olmayan nakil vasıtalarını işletmekten ve bu
vasıtaları sarhoş olarak veya seyrüseferin intizam ve selametini
bozacak surette idare edenleri çalışmaktan men eder. Madde 20
- (Değişik madde: 26/06/1973 - 1775/4 md.) Zabıta, imdat
istenmesi veya yangın, su baskını ve boğulma gibi büyük
tehlikelerin haber verilmesi veya görülmesi halleri ile ağır
cezalı bir suçun işlenmesine veya yapılmakta devam olunmasına
mani olmak için konutlara, iş yerlerine ve eklentilerine
girebilir. Zabıta aşağıda yazılı hallerde üniversite,
bağımsız fakülte veya üniversiteye bağlı kurumların binalarına
veya bunların eklerine girebilir. A) Üniversite binaları veya
ekleri içinde, kurumun imkanlarıyla önlenmesi mümkün görülmeyen
olayların çıkması ihtimali karşısında rektör, acele hallerde de
dekan veya bağlı kuruluş yetkililerinin zabıtadan yardım talep
etmeleri halinde, B) Herhangi bir davet veya izne bağlı
olmaksızın suç ve suçluların kovuşturulması için her zaman,
Fıkranın (A) bendinde gösterilen hallerde talep derhal yerine
getirilir, (...) İlgili kurumlar kovuşturma dolayısıyla
zabıta kuvvetlerine gereken her türlü yardım ve kolaylığı
göstermekle yükümlüdürler. Madde 23 - Umumi ve hususi
kanunlarla polise verilen ve bu kanunda yazılı bulunmayan vazife
ve salahiyetlerin hükümleri bakidir. Bu hallerde emrin yerine
getirilmesinden doğabilecek sorumluluk emri verene aittir.
TOPLUM DESTEKLİ POLİSLİK / YASAL MEVZUAT / 3201 SAYILI EMNİYET
TEŞKİLATI KANUNUNUN İLGİLİ MADDELERİ TDP uygulamalarında
dikkate alınması gereken ETK hükümleri aşağıya çıkarılmıştır:
Madde 1 - Memleketin umumi emniyet ve asayiş işlerinden Dahiliye
Vekili mesuldür. Dahiliye Vekili bu işleri, kendi kanunları
dairesinde hareket eden Emniyet Umum Müdürlüğü ile Umum Jandarma
Komutanlığı ve icabında diğer bütün zabıta teşkilatı vasıtasıyla
ifa ve lüzum halinde İcra Vekilleri Heyeti kararıyla ordu
kuvvetlerinden istifade eder. Merkez, Taşra ve Yurt Dışı
Teşkilatı Madde 16 - (Değişik madde: 26/08/1988 - KHK 341/1
md; Değiştirilerek kabul: 12/01/1989 - 3518/1 md.) Emniyet
Genel Müdürlüğü, merkez, taşra ve yurt dışı teşkilatından
oluşur. A) Merkez teşkilatı; a) Teftiş Kurulu Başkanlığı,
b) Hukuk Müşavirliği, c) Daire Başkanlıklarından, Meydana
gelir. Daire başkanlıkları, ihtiyaca göre kurulan en az üç
şube müdürlüğü veya koruma müdürlüğünden, şube müdürlükleri veya
koruma müdürlükleri en az üç büro amirliğinden meydana gelir.
B) Taşra teşkilatı; İllerde il emniyet müdürlükleri,
ilçelerde ilçe emniyet müdürlükleri veya ilçe emniyet
amirlikleri ile güvenlik hizmetlerine ilişkin diğer birimlerden
oluşur. İçişleri Bakanlığının uygun göreceği yerleşim
alanlarında, polis teşkilatı birimi kurulabilir. C) Yurt dışı
teşkilatı; İçişleri Bakanlığı, Kamu Kurum ve Kuruluşlarının
Yurt Dışı Teşkilatı Hakkında Kanun Hükmünde Kararname esaslarına
uygun olarak yurt dışı teşkilatı kurmaya yetkilidir. Emniyet
teşkilatı birimlerinin görev, yetki ve sorumlulukları ile diğer
hususlar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
TOPLUM DESTEKLİ POLİSLİK / YASAL MEVZUAT / 5442 SAYILI İL
İDARESİ KANUNU TDP uygulamalarında dikkate alınması gereken
İl İdaresi Kanunu hükümleri aşağıya çıkarılmıştır: Madde 4/1
- İl genel idaresinin başı ve mercii validir. Bakanlıkların
kuruluş kanunlarına göre illerde lüzumu kadar teşkilat bulunur.
Bu teşkilatın her birinin başında bulunanlar il idare şube
başkanlarıdır. Bunların emri altında çalışanlar ilin ikinci
derecede memurlarıdır. Bu teşkilat valinin emri altındadır.
Madde 9/1-9/1-A - Vali, ilde Devletin ve Hükümetin temsilcisi ve
ayrı ayrı her Bakanın mümessili ve bunların idari ve siyasi
yürütme vasıtasıdır. Bu sıfatla : A) Valiler, ilin genel
idaresinden her Bakana karşı ayrı ayrı sorumludur. Bakanlar,
Bakanlıklarına ait işleri için valilere re sen emir ve talimat
verirler. Bakanlar, valiler hakkında Bakanlar Kuruluna taltif ve
tecziye teklifinde bulunabilirler. Madde 11/A-B-C - A) Vali,
il sınırları içinde bulunan genel ve özel bütün kolluk kuvvet ve
teşkilatının amiridir. Suç işlenmesini önlemek, kamu düzen ve
güvenini korumak için gereken tedbirleri alır. Bu maksatla
Devletin genel ve özel kolluk kuvvetlerini istihdam eder, bu
teşkilat amir ve memurları vali tarafından verilen emirleri
derhal yerine getirmekle yükümlüdür. B) Memleketin sınır ve
kıyı emniyetini ve sınır ve kıyı emniyetiyle ilgili bütün
işleri, yürürlükte bulunan hükümlere göre sağlar ve yürütür.
C) İl sınırları içinde huzur ve güvenliğin, kişi
dokunulmazlığının, tasarrufa müteallik emniyetin, kamu
esenliğinin sağlanması ve önleyici kolluk yetkisi valinin ödev
ve görevlerindendir. Bunları sağlamak için vali gereken karar
ve tedbirleri alır. Bu hususta alınan ve ilan olunan karar ve
tedbirlere uymıyanlar hakkında 66 ncı madde hükmü uygulanır.
Madde 27 - İlçe genel idaresinin başı ve mercii kaymakamdır.
Kaymakam, ilçede Hükümetin temsilcisidir. İlçenin genel
idaresinden kaymakam sorumludur. Bakanlıkların kuruluş
kanunlarına göre ilçede lüzumu kadar teşkilatı bulunur. Bu
teşkilat (Dördüncü maddenin son fıkrasında belirtilen adli ve
askeri teşkilat hariç) kaymakamın emri altındadır . Madde 28
- İlçedeki genel idare teşkilatının başında bulunanlar ilçe
idare şube başkanlarıdır. Bunların emri altında çalışanlar
ilçenin ikinci derecede memurlarıdır. Kaymakamların Hukuki
Durumları, Görev ve Yetkileri Madde 31/A-B - A) Kaymakam,
kanun, tüzük yönetmelik ve Hükümet kararlarının neşir ve
ilanını, uygulanmasını sağlar ve bunların verdiği yetkileri
kullanır ve ödevleri yerine getirir. Kaymakam, valinin talimat
ve emirlerini yürütmekle ödevlidir; B) Valiler, ilçeye ait
bütün işleri doğrudan doğruya kaymakama yazarlar. Kaymakamlar da
ilçenin işleri hakkında bağlı bulundukları valilerle muhaberede
bulunurlar. Ancak olağanüstü hallerde kaymakamlar İçişleri
Bakanlığı ve diğer Bakanlıklarla muhabere edebilirler ve bu
muhaberelerden valiye bilgi verirler; Madde 32/A-B-C-Ç-D - A)
Kaymakam, ilçe sınırları içinde bulunan genel ve özel kolluk
kuvvet ve teşkilatının amiridir; B) Suç işlenmesini önlemek,
kamu düzen ve güvenini korumak için gereken tedbirleri alır. Bu
maksatla Devletin genel ve özel kolluk kuvvetlerini istihdam
eder. Kanun, tüzük, yönetmelik ve Hükümet kararları hükümlerinin
yürütülmesi için emirler verir. Bu teşkilat amir ve memurları
kaymakam tarafından verilen emirleri derhal yerine getirmekle
ödevlidir; C) Kaymakam, memleketin sınır ve kıyı emniyetiyle
ilgili bütün işleri yürürlükte bulunan hükümlere göre sağlar ve
yürütür; Ç) İlçe sınırları içinde huzur ve güvenliğin, kişi
dokunulmazlığının tasarrufa müteallik emniyetin, kamu
esenliğinin sağlanması ve önleyici kolluk yetkisi kaymakamın
ödev ve görevlerindendir. Bunları sağlamak için kaymakam gereken
karar ve tedbirleri alır; Bu hususta alınan ve ilan edilen
karar ve tedbirlere uymayanlar hakkında 66ncı madde hükmü
uygulanır; D) Kaymakam, valinin tasvibiyle ilçe genel ve özel
kolluk kuvvetleri mensuplarının geçici veya sürekli olarak
yerlerini değiştirebilir; TOPLUM DESTEKLİ POLİSLİK /
YASAL MEVZUAT / 4320 SAYILI AİLENİN KORUNMASINA DAİR KANUN
TDP uygulamalarında dikkate alınması gereken Ailenin Korunmasına
Dair Kanun hükümleri aşağıya çıkarılmıştır: Madde 1 - Türk
Kanunu Medenisinde öngörülen tedbirlerden ayrı olarak, eşlerden
birinin veya çocukların veya aynı çatı altında yaşayan diğer
aile bireylerinden birinin aile içi şiddete maruz kaldığını
kendilerinin veya Cumhuriyet Başsavcılığının bildirmesi halinde,
Aile Mahkemesi Hakimi re sen meselenin mahiyetini göz önünde
bulundurarak aşağıda sayılan tedbirlerden bir ya da bir kaçına
birlikte veya uygun göreceği benzeri başkaca tedbirlere de
hükmedebilir: Kusurlu eşin; a) Diğer eşe veya çocuklara
veya aynı çatı altında yaşayan diğer aile bireylerine karşı
şiddete veya korkuya yönelik davranışlarda bulunmaması, b)
Müşterek evden uzaklaştırılarak bu evin diğer eşe ve varsa
çocuklara tahsisi ile diğer eş ve çocukların oturmakta olduğu
eve veya iş yerlerine yaklaşmaması, c) Diğer eşin, çocukların
veya aynı çatı altında yaşayan diğer aile bireylerinin
eşyalarına zarar vermemesi, d) Diğer eşi, çocukları veya aynı
çatı altında yaşan aile bireylerini iletişim vasıtalarıyla
rahatsız etmemesi, e) Varsa silah ve benzeri araçlarını
zabıtaya teslim etmesi, f) Alkollü veya uyuşturucu herhangi
bir madde kullanılmış olarak ortak konuta gelmemesi veya ortak
konutta bu maddeleri kullanmaması. Yukarıdaki hükümlerin
tatbiki maksadıyla öngörülen süre altı ayı geçemez ve kararda
hükmolunan tedbirlere aykırı davranılması halinde tutuklanacağı
ve hürriyeti cezaya hükmedileceği hususu kusurlu eşe ihtar
olunur. Hakim bu konuda mağdurların yaşam düzeylerini
gözönünde bulundurarak tedbir nafakasına hükmeder. Birinci
fıkra hükmüne göre yapılan başvurular harca tabi değildir.
Madde 2 - Koruma kararının bir örneği mahkemece Cumhuriyet
Başsavcılığına tevdi olunur. Cumhuriyet Başsavcılığı koruma
kararının uygulanmasını zabıta marifetiyle izler. Koruma
kararına uyulmaması halinde zabıta, mağdurların şikayet
dilekçesi vermesine gerek kalmadan re sen soruşturma yaparak
evrakı en kısa zamanda Cumhuriyet Başsavcılığına intikal
ettirir. Cumhuriyet başsavcılığı koruma kararına uymayan eş
hakkında Sulh Ceza Mahkemesinde kamu davası açar. Bu davanın
duruşması yer ve zaman kaybına bakılmaksızın 3005 sayılı Meşhut
Suçların Muhakeme Usulü Kanunu hükümlerine göre yapılır.
Fiili başka bir suç oluştursa bile, koruma kararına aykırı
davranan eşe ayrıca üç aydan altı aya kadar hapis cezası
hükmolunur. TOPLUM DESTEKLİ POLİSLİK / YASAL MEVZUAT /
5395 SAYILI ÇOCUK KORUMA KANUNU TDP uygulamalarında dikkate
alınması gereken Çocuk Koruma Kanunu hükümleri aşağıya
çıkarılmıştır: Kuruma Başvuru Madde 6 - (1) Adlî ve idarî
merciler, kolluk görevlileri, sağlık ve eğitim kuruluşları,
sivil toplum kuruluşları, korunma ihtiyacı olan çocuğu Sosyal
Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumuna bildirmekle yükümlüdür.
Çocuk ile çocuğun bakımından sorumlu kimseler çocuğun korunma
altına alınması amacıyla Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme
Kurumuna başvurabilir. (2) Sosyal Hizmetler ve Çocuk
Esirgeme Kurumu kendisine bildirilen olaylarla ilgili olarak
gerekli araştırmayı derhâl yapar. Kolluğun Çocuk Birimi
Madde 31 - (1) Çocuklarla ilgili kolluk görevi, öncelikle
kolluğun çocuk birimleri tarafından yerine getirilir. (2)
Kolluğun çocuk birimi, korunma ihtiyacı olan veya suça
sürüklenen çocuklar hakkında işleme başlandığında durumu,
çocuğun veli veya vasisine veya çocuğun bakımını üstlenen
kimseye, baroya ve Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumuna,
çocuk resmî bir kurumda kalıyorsa ayrıca kurum temsilcisine
bildirir. Ancak, çocuğu suça azmettirdiğinden veya istismar
ettiğinden şüphelenilen yakınlarına bilgi verilmez. (3)
Çocuk, kollukta bulunduğu sırada yanında yakınlarından birinin
bulunmasına imkân sağlanır. (4) Kolluğun çocuk
birimlerindeki personeline, kendi kurumları tarafından çocuk
hukuku, çocuk suçluluğunun önlenmesi, çocuk gelişimi ve
psikolojisi, sosyal hizmet gibi konularda eğitim verilir. (5)
Çocuğun korunma ihtiyacı içinde bulunduğunun bildirimi ya da
tespiti veya hakkında acil korunma kararı almak için beklemenin,
çocuğun yararına aykırı olacağını gösteren nedenlerin varlığı
hâlinde kolluğun çocuk birimi, durumun gerektirdiği önlemleri
almak suretiyle çocuğun güvenliğini sağlar ve mümkün olan en
kısa sürede Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumuna teslim
eder. Kurumlar Madde 45 - (1) Bu Kanunun 5 inci Maddesinde
yer alan koruyucu ve destekleyici tedbirlerden; a) (a) ve (e)
bentlerinde yazılı danışmanlık ve barınma tedbirleri Milli
Eğitim Bakanlığı, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu ve
yerel yönetimler, b) (b) bendinde yazılı eğitim tedbiri Milli
Eğitim Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, c)
(c) bendinde yazılı bakım tedbiri Sosyal Hizmetler ve Çocuk
Esirgeme Kurumu, d) (d) bendinde yazılı sağlık tedbiri Sağlık
Bakanlığı, Tarafından yerine getirilir. (2) Bakım ve
barınma tedbirlerinin yerine getirilmesi sırasında ihtiyaç
duyulan kolluk hizmetlerinin yerine getirilmesi, çocukların
rehabilitasyonu, eğitimi ve diğer bakanlıkların görev alanına
giren diğer hususlarla ilgili olarak Sosyal Hizmetler ve Çocuk
Esirgeme Kurumu tarafından yapılan her türlü yardım ve destek
talepleri Milli Eğitim Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Sağlık
Bakanlığı, ilgili diğer bakanlıklar ile kamu kurum ve
kuruluşları tarafından geciktirilmeksizin yerine getirilir.
(3) Bu tedbirlerin yerine getirilmesinde kurumların
koordinasyonu Adalet Bakanlığınca sağlanır
. |